18.06.2011

The Adjustment Bureau [2011]

İnsan kaderleri üzerinde oynama yapabilen bir grup insandan bahsediyoruz. Gerektiği zaman herkesin hayatlarına ufak dokunuşlar yaparak; hayatın düzende gitmesini sağlıyorlar. Bu adamlar şapka takıyorlar ve güçlerini buradan alıyorlar. Etrafınızda şapka takan herkes bu gruba dahil olabilir, dikkatli olmak gerek. Konu olarak film; senatör adayımız bir kıza denk gelmesi sonucunda aşık olur; daha sonra olmaması gereken bir yerde bulunur ve kaderi yolundan saptırmış olur. Bu Adjustment Bureau ya baya bir dert olacaktır.

Daha önce görmediğim ilginç senaryolardan biri olarak çıktı karşıma. Bilim kurgu tarzında ilerleyen ama aslında öyle olmayan film tarzı hoşuma gider ve her zaman maksimum dikkati vermeye çalışmışımdır. Lakin burada da konunun içinde olması ve anlatılmaya çalışılan; ‘’kader’’ olayını çok sevdim. Aşk öğesinin de işin içinde olacağını hiç düşünmemiştim, biraz şaşırttı.

17.06.2011

Best Movie Quotes #13


Bana bir şeyi sevme hakı vermediler, ben de incir reçelini sevdim. İncir reçeli sendin sevgilim.

Broken Flowers [2005]

Klasikleşen Jarmusch filmleri gibi başlıyor ve öyle de ilerliyor. Son derece ruhsuz ve adeta mimiklerini bile oynatmaya üşenen Bill Murray’i izliyoruz film boyunca. Son derece durgun sahnelerin birbirini takip ettiği, neredeyse hiç diyalogun kullanılmadığı, içinde metaforların olduğu, bazı parçaları seyircinin birleştirilmesinin istendiği belli olan bir seyahat filminden bahsediyorum.

Film boyunca Don’un yalnızlığı ve çaresizliğine tanık oluyorsunuz. Hayatında önemsemediği şeylere aslında ne kadar önem verdiğini gören bir adamın gizemli bir mektupla yaptığı yolculuğu izliyorsunuz. Kamera çekimlerinin ne kadar etkileyici olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Sanki her durakta gördüklerimiz, seyrettiklerimiz aynı havasını yaratmayı başarmışlar.


15.06.2011

İncir Reçeli [2011]

Son derece klişe bir senaryonun üzerine yapılan harika film.

Hayatı son derece sakin olarak ilerleyen, zamanında farklı hayallerle İstanbul’a gelmiş ama daha sonralarında yazar olmaya karar veren karakterimiz, bir gece barda sonlara kalan sarhoş kızı evine götürmek zorunda kalır.

Yukarıda yazmak istediğim sekans aslında filmin özeti değil, filmin direkt başlama sahnesi olarak da düşünülebilir. Bu ilginç karşılaşmadan sonra biranda değişen hayatlar, harika müzikler eşliğinde ve inanılmaz duygu yüklü sahneler eşliğinde bize sunulmuş.


14.06.2011

The Big Bang [2011]

Ucuz filmlerin de sizi eğlendirmeye hakları vardır…

Aslında direkt olarak senaryoyu önümüze sunmak yerine bilinçsizce yaratılmaya çalışılmış bu hava hoşuma gitti en azından sonuna kadar acaba neler olacak diye beklemeye başladım. Zevk verecek bir kısmını yakaladıktan sonra aklıma ilk gelen şey, filmin ne kadar ucuz olduğuydu. Her sahnesinde rahatça bu basitliği hissedebiliyorsunuz. Gerek efektler, gerek sahnelerin ve dekorların düzenlenişi çok ucuz. Bunun yanında bir filmi oluşturan en önemli öğelerden biri olarak; diyalogların çok klişe olarak ilerlemesiydi. Hazır buna değinmişken; senaryo gereği filmin neredeyse tamamına yakın..

13.06.2011

Hangover Part II [2011]

Neyse ki Part II haberi beklenenden çabuk geldi. Gişede ve DVD-CD-BluRay satışlarındapatlama yapan, hatta Altın Küre’ye aday olup ödül kazanan ilk filmin ikincisi iple çekilirkonuma geldi. Önce L.Neeson gibi bir isimden bahsettiler ama daha sonralarında PaulGiamatti filme dâhil oldu. Konuyu bu sefer Bangkok da çekeceğiz dediler, çok büyük ilgiçektiler ve sonunda film geldi.

Süper bir başlangıç sahnesi… Yine bizimkiler “Hangover” vaziyetinde, bir otelin çatısında.Ve hikâye en başından başlıyoruz. Zach G. faktörü daha ilk saniyelerde o kadar belli ki..


12.06.2011

The Lincoln Lawyer [2011]

Haller karizmatik ve yakışıklı bir ceza avukatıdır. Diğerlerinden farklı, Lincoln marka arabasını ofisi olarak kullanmakta ve kariyeri boyunca genellikle önemsiz suçlar işleyenleri savunmuştur. Ancak aniden önüne bir olay belirir. Beverly Hills’in yakışıklı bir zengini cinayetle suçlanmaktadır ve kendisini savunması için Mick’i tutmak ister. Bu kadar basit olarak gözüken ve kolay yoldan para kazanacağını zanneden Mick, kendini bir çıkmazda bulur.

Keyifli bir müzik eşliğinde başladığımız film, arabanın tanıtımını yapmak istermişçesine devam ediyor. Daha sonra bir anda pembe görüntüler bitiyor ve hikâyeye başlangıç ile karşıkarşıya kalıyoruz. Kariyerinde hep suçluları savunan ve bu konuda başarılı olduğu empozeedilen avukatın önünde bu sefer zor olduğunu düşündüğünüz bir olay geliyor ve artık filme resmen başlamış olarak kabul ediliyorsunuz.

10.06.2011

The War Zone (1999)

Şavaş filmi mi? Hayır… Kan dökülecek mi? Hayır… O zaman biraz rahatsız olmak ister misiniz?

Aile içi şiddet; çocuklara uygulanan şiddet ve klasik olarak insanların birbirine uyguladığı şiddet konulu filmleri izledik, üzerine bir sürü yorumlar yaptık. Ama bu sefer ki film bunların çok çok üstünde bir konuyu işliyor. Rahatsız olabilirsiniz uyarısını bu noktadan itibaren yapmam gerektiğini hissediyorum.

Mutlu bir aileye sahip olduğunu düşünen bir anne, ensest ilişki kurbanı bir kız ve bütün bu olaylara şahit olan erkek kardeş, filmin tamamını oluşturuyor. İçinde erotik sahneleri de bulunduran bu film baştan aşağı dram ve aile içi ilişkinin ağır dramını yansıtmaya çalışıyor.

8.06.2011

Don’t Move [2004]

Başlangıçta, günümüzü gösteren ve daha sonra geçmiş ile gel-git şeklinde işeyen senaryo tek kelimeyle inanılmaz. Her seferinde söylüyorum, flashback sahneleri göstermek ve güncel zamanla arasıda bağlantı kurmak ustalık isteyen bir konudur. Filmde öylesine güzel geçişler yapılmış ki, bir an olsun kendinizi kaybetmeden rahatlıla bağlantıları kurup, aynı zamanda olayları tam olarak birleştirebileceğiniz durağan sahneleri de araya sokarak izleyiciye zaman tanımışlar. Bu zamana kadar gördüklerim arasında en iyilerden biri olarak gösterebilirim.

7.06.2011

Buried [2010]

Telefon Arapça. İlk olarak nereyi aramak istersiniz? Ben bir arkadaşımı kesin suretle aramam. Düşünsenize, arkadaşınızı arıyorsunuz, ben Irak da toprak altında gömüldüm, gel bana yardım et. Bu gerçekten şaka gibi bir çözüm olurdu herhalde. Aileye güvenmek, yapılacak en güzel adımlardan biri.
Sonra tabuta yılan giriyor. Bir Dakika, yılanlar toprakta ne kadar derine kadar ilerleyebilir? Fazla değil, demek ki çok derinde olmadığınızın bir kanıtı daha.

Ben olsaydım o andan itibaren yukarıya doğru toprağı kazmaya çalışabilirdim. Bu arada zippoyu fazla yakmak istemem, çünkü zaten toprağın altıda oksijen az olacağından dolayı yanan bir zippo havayı fazla tüketecektir.