Klasikleşen Jarmusch filmleri gibi başlıyor ve öyle de ilerliyor. Son derece ruhsuz ve adeta mimiklerini bile oynatmaya üşenen Bill Murray’i izliyoruz film boyunca. Son derece durgun sahnelerin birbirini takip ettiği, neredeyse hiç diyalogun kullanılmadığı, içinde metaforların olduğu, bazı parçaları seyircinin birleştirilmesinin istendiği belli olan bir seyahat filminden bahsediyorum. Film boyunca Don’un yalnızlığı ve çaresizliğine tanık oluyorsunuz. Hayatında önemsemediği şeylere aslında ne kadar önem verdiğini gören bir adamın gizemli bir mektupla yaptığı yolculuğu izliyorsunuz. Kamera çekimlerinin ne kadar etkileyici olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Sanki her durakta gördüklerimiz, seyrettiklerimiz aynı havasını yaratmayı başarmışlar.
Muhtar İbrahim - Zina ile suclaniyorsun, masum oldugunu ispatlayabilir misin? Soraya -Suclamayi yapan onlar, onlar ispatlasin sucumu. Muhtar -Eger ki bir kadin kocasi tarafindan itham edilmisse, masumiyetini ispatlamak kadina duser, yok eger kadin kocasini itham ediyorsa kocasinin sucunu ispatlamak da kadina duser. Zehra - yani butun kadinlar suclu, butun erkeklerCopyright © 2009-2012 Film Dünyası | Powered by DvdMovieWorld
Design by Fırat Çimenli & Blogger