6.02.2013

Confession [2010]

Biri, sizin çok değer verdiğiniz bir şeye zarar verirse ne yaparsınız?
Ağlarsınız,
Üzülürsünüz,
İntikam almak isterseniz…

Durumu çok iyi olmayan öğretmen, içinde kopan fırtınalara rağmen sınıfa olan olayın ciddiyetini çok sakin bir şekilde anlatmaktadır. Oldukça haylaz olan bu sınıfta öğretmenin kızını öldüren 2 öğrenci vardır ve onlara hayatları boyunca unutamayacakları bir ders vermek ister, içtiklere süte, HIV olan kocasının kanını koyduğunu söyler ve bu olay, herkesin hayatını sonsuza kadar değiştirecektir.

İntikam alma duygusunu hepimiz yaşamışızdır. Eğer biri nedensiz ya da kendi zevkleri uğruna sizin sevdiğiniz, asla kaybetmek istemediğiniz bir şeye zarar vermişse, ortada alınması gereken bir intikam var demektir ve sessiz kalmak asla hiçbir şeyin çözümü olmayacaktır. Nefrete, nefret ile karşılık vermek işin kolay tarafıdır diyenleri şu anda duyar gibiyim ama önemli olan hatasını anlamasını ve pişman olmasını sağlamaktır. Onu keşkelere mahkum etmek ve sürekli keşkelerle boğuşmasını sağlamak, kişiye verilecek en büyük cezadır ve bununla yaşamayı öğrenmek zorunda kalmasını sağlamak da…

Filmin ilk 30-35 dakikasını izledikten sonra, ‘’amaaaaann bu ne be’’ diyerek sakın bir kenara itmeyin, asıl film, asıl hikaye tam olarak siz bu lafı dediğiniz zaman başlıyor. Film, hikayeyi çok basitleştirmiş gibi gözükebilir ama birden çok kişinin düşüncelerine yer verilmiş. Ortada alınmak istenilen bir intikam var ama bu olaya bulaşan herkes kendi bakış açısından bir şeyler demiş. Yani anlaşılacağı üzere basit intikam filmlerinden değil. Türü dram-gizem ve biraz da psikoloji diyebileceğim filmde bu 3 öğeyi harika olarak bağlamışlar.

Demiştim, olayda geçen herkesi konuşturmuşlar diye, işte tam burada asıl olay, çocukların ruh haline inmeyi çok iyi bir şekilde başarmışlar. Hepsinin karamsar taraflarının nedenlerini öğreniyorsunuz ve filmin gizemli yanları da aslında bu itiraflarda saklı, sadece basit bir intikam deyip geçmiyor, hatırlatmak istedim. Böylece film dramatik hayat hikayelerini de çok güzel bir şekilde bağlıyor ve ortaya psikolojik bir film çıkıyor diyebilirim.

Film biraz, ‘’ben yaptım, oldu’’ tarzına bürünmüş olabilir bu noktada ama işte zaten olay da tam olarak bu zaten. İntikam olayına çok fazla yüklenmeyin, dikkatinizi biraz daha karakterler üzerine yoğunlaştırmayı başarırsanız, film bittikten sonra alacağınız zevk iki kat daha artacaktır.

Ne söylenebilir? Oldboy’u izlemiş olanlar el kaldırsın? Tamam, orada bir topluluk gördüm, işte bu filmi en iyi anlayacak olan sinemaseverler, Oldboy’u izlemiş ve filmi %98 oranında anlamış olan insanlar olacaktır. Benzediğini ya da onun kadar iyi olduğunu söylersem, büyük olasılıkla artık film izlemeyi bırakma zamanım gelmiştir diye düşünebilirim. Kesinlikle öyle bir durum yok ama bu filme de bir hak tanımanız gerekiyor diye düşünüyorum.

İşlenişi, hikayeleri, kurgusu ve BAMMM! O bitirici son…

0 Yorum :