28.09.2009

17 Again [2009]

Klasik bir pazar akşam üstü filmi diyebiliriz. Aslında pazar akşam üstüleri daha ciddi, daha romantik filmler tercih edilir ama arada sırada böyle iç gıdıklayan, bittiğinde yüzünüzde anlamsız bir gülümseme bırakan, eğlenceli teenage filmlerde izlenebilir. Size aslen ne düşündüğümü söyleyeyim, pazar akşam üstüleri izlenmeyecek bir şey varsa o da fantastik film ya da dizilerdir. Okur sana söylüyorum, cnbc-e sen anla: Fantastik Pazar diye birşey yoktur, olamaz işte o kadar!

1989 yılında başlıyor her şey. Mike O'Donnell, Hayden Lisesi'nin prensi, basketbol takımının yıldızı, çok önemli bir maça çıkacaklar ve kolejden bir iki gözlemci de onu izliyor olacak. Fakat o ne yapıyor, kız arkadaşının peşine düşüyor. Ve olaylar gelişiyor. 20 yıl sonra işler eskisi kadar düzgün yürümüyor, karısıyla, çocuklarıyla arası bozuk. Hayatında bir tek en iyi arkadaşı Ned kalmış. Ancak başına talih kuşu konuyor, onun gibi birşey. Bir anda 20 yıl önceki haline dönüyor. Herkes normalken, Mike ruhu 37 yaşında ama dış görünüşü 17 yaşında bir insana dönüşüyor ve olaylar gelişiyor...

Şimdi çok saçma bir durum var. Haydi 37 yaşındaki bir adam nasıl olur da 17 yaşındaki dış görünüşüne dönüşür bir anda diye sormuyoruz. Onu görmezden geliyoruz, orada mantık aramıyoruz. Filmin akışı için bu gerekli. Ama gözden kaçmayacak bir mantık hatası var o da şu; bir insan nasıl olurda kocasının 20 yıl önceki halini hatırlamaz, anlamaz? çocuklar nasıl olur da babasının 20 yıl öncekini halini hatırlamaz, anlamaz? üstelik baba dediğimiz kişide unutulmayacak yüze, mimiklere, saçlara sahip Zac Efron ise. İşte burada saçmalıyor filmimiz. Bunu görmezden gelemiyoruz, ama ne yapıyoruz? Geçiştiriyoruz, çünkü film bunun dışında güzel.

Oyunculuklara gelelim. Zac Efron dedik. Aslında fazla ön yargılı biri değilim. Ama ön yargım azdı mı tam azar. Kız kardeşim büyük bir Zac Efron hayranı. Onun yüzünden High School Musical 3'ü izlemek zorunda kalmıştım. Zac Efron hater biri olarak bu filmi de asla izlemezdim ama nedense gecenin bir yarısı film izlemem gerektiğini hissettim ve evde bir tek izlenmemiş film olarak 17 Again'i buldum. Evet Zac Efron bu filmle bana kendini sevdirmeyi başardı. Hatta okulun haşarı çocuğuna sıkı bir ders verme sahnesi var ki, orada kendimi Zac Efron'un kankasıymış gibi hissettiğimi söyleyebilirim. O sahnede resmen ayağa kalkıp "yürü be Zac" dediğimi hatırlıyorum. İyi oynamış ama bu adam bu tip filmlerden başka filmleri oynayamaz arkadaş! Tipi müsait değil! Ama bu tip filmleri de ondan iyi oynayan çıkmaz herhalde, artık her 3 teenage filmin 1 inde Zac'i görürüz.

Ama filmdeki en iyi oyunculuk kesinlikle Ned Gold rolünde oynayan Thomas Lennon'ın diyebilirim. Lennon yardımcı rolüyle resmen sürüklemiş filmi. Onun dışında Matthew Perry'i görmek yüz gülümsetirken, Buffy the Vampire Slayer'da Dawn Summers'ı oynayan güzeller güzeli Michelle Trachtenberg'i görmek te beni epey heyecanlandırdı. Isır beni Michelle!

Isır beni demişken burada bir parantez açmak istiyorum. İlginç bir tespitim var. Film resmen bir çok konulu porno başlangıcı sahneleri barındırıyor. Arkasında Naughty America falan mı var diye merak etmedim değil bitince. Öyle ki genç Mike ile aslında oğlu olan Alex'in annesi Scarlett'in -o da aslında karısı- yakınlaşması: My Friends Hot Mom, genç Mike ile genç liseli kızların ilginç diyalogları: College Fuck Fest, genç Mike ile aslında kızı olan Maggie'nin yakınlaşması: Daughter-Father Incest, Ned ile okul müdiresi Jane'in yakınlaşması da: My First Sex Teacher. Böyle de ilginç içte, yaaa yaaa...

Öhöm, gerçekten güzel bir sonla bitirmişler, senaryoda da problem yok yani, oyunculuklar da iyi sayılır. Dediğim gibi eğlendiriyor, pek bir şey kazandırmıyor ama eğleniyorsunuz işte. 6 veriyorum, evet. 10/6

Beercholic

0 Yorum :