5.08.2009

Traffic [2000]


Net olarak hatırlamıyorum ama Steven Soderberg 2000 lerin başında bir filmde daha imza atmıştı; Erin Brokovich.Bu filmde dünya çapında baya bir ses getirmişti ve şimdi önümüzde Traffic var.Soderberg bu iki filmle beraber en iyi yönetmen, en iyi film dalında oscara adaylığını koymuştu.Hatırladıklarım beni yanıltmıyorsa eğer.

Traffic, karışık olayların içiçe geçmesiyle oluşturulmuş bir film.Nasıl? Amerika ve Meksika arasındaki uyuşturucu alışverişini ve bunun savaşlarını konu alan bir film.Film basit olarak 3 tane hikayeden oluşuyor.Filmde işlenen ana tema; ne yaparsan yap, bunu durduramazsın.Bazı sahnelerde karakterler birbirleriyle karşılaşıyorlar ve gerçekten soderberg can alıcı bir film yapmış ve karakter ögelerini inanılmaz kullanmış.

Hikayelerimize başlıyoruz.Benicio Del Toro, Javier Rodriguez rolünde.Meksikada polis olarak görev yapıyor.Zaten filmin ilk sahnesinde de görceğiniz gibi, çok büyük miktarda bir uyuşturucu yakalıyor ve yolda general Salaza tarafından durduruluyor.Daha sonralarında Javier ve ortağı Salazarla baya bir uğraşmak zorunda kalıyor.Tabi buralar filmin spoiler kısımları oldugundan fazla dokunmaya gerek yok.

Bu sırada Amerikada Robert Wakefield (Michael Douglas) uyuşturucuyla savaşma başkanı oluyor.Evet gerçekten bunun gibi bir rol üstleniyor, kusra bakmayın ben tam olarak anlamlandıramadığımdan dolayı böyle salak bir ithamda bulundum.Şöyle biraz daha düşündüm ve uyuşturucu davalarıyla ilgilenen bir savcı dersek daha doğru olur.İşin trajik kısmı burda başlıyor.Bu görevde olan birinin kızının uyuşturucu batağının içinde olması ise filmin bence biraz alakasız kalan kısımlarından biri.Hani söylediklerimle çelişmiyor, sonuçta buda bir gerçek ve insan ögesi eklenmek istenmiş.Belki bu şekilde olmaz diye düşünülebilirdi ama genede filmdeki akıcılığı bozmadan burdan da fikir veriyor.Devlet işleriyle o kadar fazla ilgilenen bir baba, kızına yeteri kadar özen göstermediği zaman neler olabiliyor, bunun en iyi örneği.Aslında bu sahnelerle beraber, bu işin ne kadar ciddi olduğunu vurgulamak istemişler.

Bu arada San Diegoda, Monthy (Don Cheadle) ve Ray (Luis Guzman) uyuşturucu kaçaklarını yakalamakla uğraşan 2 federal rolüyle karşımıza çıkıyor.Oralarda uyuşturucu işlerini yöneten Carlos Ayalanın yakalanmasına kadar gidiyor olay zinciri.Tam buralar karşımıza Katherine Zeta-Jones çıkıyor.Hamile bir şekilde kocasının ardından borç batağında yüzüyor ve ondan sora kendi çıkış yollarını aramaya başlıyor.

Senaryo hakkında bu kadar ayrıntı yeter sanırım.Biraz film hakkında söylenmesi gerekenlere geçelim hemen.Film, yukarda deiğim gibi basitçe, insanların uyuşturucuyla olan alakalarını incelemiş.Evet, tekrar söylüyorum insanların.Mesela devletler arasındaki ilişkiler bu kadar sorgulanmıyor.Daha çok insan ögesi üstüne yoğunlaşılmış.Bunların dışında oyuncu kadrosunu bu paragraf içinde değerlendirmek istiyorum.Herbiri birbirinden değerli oyuncular var, yukarda büyük bir kısmını saydım.Hepsi kendine özgü karakterler yaratılarak adapte edilmiş ve sanki bir tanesini yerinden oynatınca hepsinin çökeceği hissi uyanıyor izlerken.Heralde oyunculuklar adına bundan daha iyi bir söz söylenemez.Gerçekten süper bir oyuncu kadrosu birleştirilmiş.

Aralarında Del Toro için ekstra bişeyler söylemek gerektiğini düşünüyorum sadece.Aslında aynı şeyler M.Douglas içinde söylenebilir ama zaten onun kalitesini iyi kötü biliyoruz.Benicio kariyerinin en iyi rollerinden birini yapmış.Filmdeki en baskın karakter, ve rol onunmuş gibi göstermiş, ama öyle bişey yok...Kaldı ki bu rolüyle en iyi yardımcı erkek oyuncu oscarını cebe indirmiş zaten.

Bunların yanında, Meksikaya gittiğimizde kameranın renginin değişmesi, Amerikada farklı renk, San Diego da farklı renk kullanımı en azından ben nerdeyim acaba hissini yok etmiş yada altta gereksiz yere ''Amerika'' yazılma gereksimini ortadan kaldırmış.Bu gerçekten güzel bir uygulama olmuş.Bunların yanında filmde diğerlerinden farklı olarak arka plan müziklerinin yoksunluğu var.Fazla müzik kulağı olmayan bir insan oldugumdan ben bunun eksikliğini hissetmedim açıkçası ama izleyenler belki bunlardan şikayet edebilirler.Bazı sahneler el kamerasıyla çekilmiş hissi uyandırdı bende.Bunun hakkında bir bilgim yok ama gerçekten öyle olabilir.Genelde sahnelerde oyunculara yakın çekim yapmışlar.Bu filmi izlerken oyunculardan maksimum duyguyu almanıza yardımcı oluyor.

Traffic, Amerika semalarındaki uyuşturucu trafiğini anlatan bir film.Gerçekten çok çok başarılı bir yapım olmuş.Yukarıdaki nedenlere artı olarak irrite edici bir film değil.Ders vermeye, açıkları göstermeye, gerçekleri vurgulamaya yönelik bir yapıt olmuş.2 saat 41 dakika biraz uzun bir zaman gibi gözüksede filmdeki akıcılık süper oluşturulmuş ve konu akıyor.Konular arasında zaman zaman yapılan geçişlerden sonra, gerek renk oyunlarıyla, gerek konusuyla akıcılık hiç bozulmamış ve aynen toparlanmış.Filmin sonunda verilen mesaj ise belkide filmin tamamını özetliyor.

2000 yılının bence en iyi filmi.Hatırlıyorum 2000 li yıllarda başka neler vardı diye, Erin Brockovich den zaten bahsettim, Gladiator,Chocolat gibi filmler vardı.En iyi yönetmen, oscarınıda cebine koymuş Soderberg.Mutlaka izleyin ve izlettirin.Benim notum 10/8.7

UnjustLucifer

0 Yorum :